BU ÜRÜNDE %50 İNDİRİM VAR!

İşte rpg bu. Muhteşem, muhteşem, nuhteşem.Hikaye ile başlayalım: Arizona ranger'ları ikinci oyunda başlarına gelenlerden sonra bir yeniden inşa sürecinin içine girmişler. Biz de yerel lider Saul Buchanan namı diğer Patriarch ile bir anlaşma yapmak üzere Colorado'ya gönderilen "Team November"ın üyesi olarak oyuna başlıyoruz. Ekip yolda Dorsey çetesi tarafından pusuya düşürülüyor ve yalnızca iki kişi (duruma göre üç) Colorado'ya ulaşabiliyor. Bu noktada Patriarch ile tanışıyoruz ve oyun tam olarak başlıyor. Patriarch birbirinden sorunlu üç çocuğa sahip: Valor, Victory ve Liberty. Bunların başına bela olacağını anlayınca sürgüne göndermiş. Hepsi sürgünde kendilerine destekçi toplamış ve artık iyice yaşlanan Patriarch'a tehlike arz ediyorlar. Patriarch'ın isteği ise bu üç çocuğunu ele geçirip kendisine geri getirmemiz, oyun da temel olarak bunun üzerine kurulu.Hikayenin gerisini anlatmayacağım ama buradan anlaşılacağı üzere hikaye sıradan diyebileceğimiz bir seviyede. Ancak oyun bu hikayeyi işleme konusunda çok başarılı. Her ne kadar ana tema sıradan olsa da Buchanan ailesi oldukça güzel tasarlanmış. Dolayısıyla oyun, oyuncunun ilgisini çekmeyi fazlasıyla başarıyor. Hikaye anlatımında en başarılı olduğu noktalardan biri de oyunun bölgede yabancı olma hissini çok iyi aktarması. Colorado'ya vardığımızda bölgeye dair hiçbir şey bilmiyoruz. Ancak oyunda ilerledikçe hikaye gözlerimizin önünde aşama aşama açılıyor. bölgedeki dinamikleri, karakterlerin geçmişini yavaş yavaş öğreniyoruz. Bu da oyunu hayli akıcı hale getiriyor. burada güzel noktalardan birisi de ana ve yan görevler arasındaki denge. Oyundaki yan görevler kendi başına zevkli oldukları gibi, bunların çoğu ana hikayeyi anlamaya da yardımcı olan görevler. Neredeyse hiç filler yok.Hikayeyi taşıyan diğer unsurlara geçersek öncelikle ana karakterler çok iyi yazılmış. Ancak companionlar için aynısını söyleyemeyeceğim, biraz sönük kalmışlar. Yalnızca Lucia ve Ironclad oyunun bir parçası gibi hissettiriyorlar. Diğer companionların sizin oluşturduğunuz karakterlerden pek bir farkı yok gibi. Ben parti tabanlı oyunlarda companionların kendilerine ait görevleri olmasını seviyorum, açıkçası bu oyunda biraz onu aradım.Rpg elementleri mükemmel. Her görevin sonunda bir seçim yapmanız gerektiğini ve bu seçimin bir şeyleri etkileyeceğini hissediyorsunuz. Herkesle iyi geçineyim, her şey mükemmel olsun, kusursuz sonu elde edeyim gibi bir şeyin mümkün olmadığını da görüyorsunuz. Bunun yanında skill checkler hem oynanışı hem hikayenin ilerleyişini ciddi oranda etkileyebiliyor.Oyundaki factionlar da oldukça ilgi çekici. Dünya barbar, köle taciri, psikopattan, tarikatlardan geçilmiyor. Kurbanlarının derilerinden uçurtma yapıp gökteki tanrılarına adayan mı ararsınız, Ronald Reagan yapay zekasına tapıp tüm kadınları Nancy diye adlandıran tarikat mı ararsınız, uyuşturucu ticareti yapan Noel Baba mı ararsınız, komünist (!) robotlar mı ararsınız hepsi mevcut.Atmosfer de yerli yerinde. politik gerilimi, çete savaşlarını, post apocalyptic era çaresizliğini hissettirmeyi başarıyor. Hiçbir şey göründüğü gibi değil ve bir şeyleri kurtarmak için bir şeylerden vazgeçmek zorundasınız.Combata gelecek olursak beni fazlasıyla tatmin etti. sıra tabanlı savaşın hayranı olmasam da oyun boyunca hiç sıkılmadım. Sistem ne içinde kaybolacak kadar karmaşık ne de zamanla monotonlaşacak kadar düz. Combat sistemine dahil olan neredeyse her şeyi oldukça işe yarar kombinasyonlar içinde kullanabiliyorsunuz. Mesela "way of the squeezins" (quirk) + "lethal weapon" (background) + alkol kullanarak yakın dövüş hasarınızı ikiye katlayabiliyorsunuz. Ya da draw (perk) kullanıp sniper şarjörünüzü de kasten küçültürseniz iki turda bir bedava vuruş hakkı kazanabiliyorsunuz. Bunlar gibi pek çok strateji mevcut, keşfetmesi tamamen size kalmış.Oyunun haritası biraz küçük, haritadaki şehirler de aynı şekilde. böyle olunca potansiyel içerik miktarı da azalmış oluyor. Tam kararında olmuş diyenler olacaktır tabii ancak ben biraz daha fazlasını isterdim. Tüm yan görevlerle birlikte yaklaşık 40 saatte oyunu bitirdiğimi de belirteyim. Tabii hem hem oyunun seçimlere bağlı olarak sürekli farklılaşması kem de combat seçeneklerinin çeşitliliği oyuna defalarca tekrar oynama potansiyeli verdiğinden bu ciddi bir sorun olarak görülmeyebilir. Ben tüm yan görevlerle birlikte yaklaşık 45 saatte bitirdim bunu da belirteyim.Genel hatlarıyla oyun böyle. Birkaç ufak nüans olarak:Nadiren de olsa bug veya glitch ile karşılaşabiliyorsunuz.Silah çeşitliliği bir noktaya kadar idare eder ama zırh çeşitliliği inanılmaz kısıtlı. Sanki modding olayı ile bu açık kapatılmaya çalışılmış ama çok kurtarmamış gibi.Haritadaki random encounterların sadece savaş olması biraz kötü.Radyo yayınları çok hoş olmuş. Anti-komünist propagandalar, aşk mesajları, nükleer saldırı uyarıları falan pek zevkli olmayan seyahat anlarına hoş bir hava katmış.Ve son olarak soundtrack. Tek kelimeyle muazzam. Daha önce müziklerinden bu kadar zevk aldığım bir oyun hatırlamıyorum. Muazzam demiş miydim?Kabul ediyorum fiyatı biraz yüksek ama hakkını kesinlikle veriyor. Yakın zamanda Cyberpunk 2077 için de benzer bir ücret ödemiştim. İki oyununu da zevk alarak oynadım ama buna harcadığım para konusunda için çok daha rahat.Uzun lafın kısası: muhteşem, muhteşem, muhteşem...

VesSelam | 9 görüntülenme | 11 gün önce | steampowered
DÜŞÜNCELERİNİ BURADA PAYLAŞABİLİRSİN:
HMM... BURALAR ÇOK SESSİZ
GÖRÜNÜŞE GÖRE BİR YORUM YOK
BU FIRSATLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
BU ÜRÜNDE %67 İNDİRİM VAR!
err86 | 0 görüntülenme | yaklaşık 2 saat önce | steampowered